levazimat

  • 1 levazımat — is., esk., Ar. levāzimāt 1) Gerekenler, lazım olan şeyler Çamaşırlarını, elbiselerini, bütün eşya ve levazımatını da İngiltere den getirtti. R. H. Karay 2) ask. Askerî araç gereçlerin tümü Birleşik Sözler cenaze levazımatı …

    Çağatay Osmanlı Sözlük

  • 2 LEVAZIMAT — (Levazım. C.) Lüzumlu maddeler …

    Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • 3 levazımatçı — is. 1) Levazımat satan veya alan kimse 2) Öleni gömmek için gerekli malzemeyi satan kimse …

    Çağatay Osmanlı Sözlük

  • 4 CEBHANE — f. Barut, kurşun, gülle, top, tüfek ve benzerleri gibi levazımat ı harbiye ve bunların bulunduğu yer …

    Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • 5 RAHMANİYYET — Cenab ı Hakk ın Rahman oluşu.(Yâni: Gözümüzle görüyoruz, birisi var ki, bize zemin yüzünü rahmetin binlerle hediyeleri ile doldurmuş, bir ziyafetgâh yapmış ve Rahmâniyetin yüz binlerle ayrı ayrı lezzetli taamları içinde dizilmiş bir sofra etmiş… …

    Yeni Lügat Türkçe Sözlük

  • 6 UDDET — Gelecek zamanın hâdiseleri için, darlığa düşmemek için mal ve silâh gibi şeylerde hazırlık. Mühim levâzımat. * İstidad. * Gençlerin yüzlerinde çıkan sivilce …

    Yeni Lügat Türkçe Sözlük

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.